banner13

banner14

banner20

banner11

Prof. Dr. Özdoğan: "Bugünün sosyo-ekonomik temelleri Göbeklitepe’de atıldı”

İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, Göbeklitepe’nin tek bir mekan olarak değil, kültür olarak algılanması gerektiğini belirterek, “Göbeklitepe’deki kırılmayı, günümüze kadar gelen sosyo-ekonomik yapının temelleri olarak adlandırılabiliriz” dedi. 

KENT SİAD'LARI 27.03.2021, 17:01 27.03.2021, 17:16
Prof. Dr. Özdoğan: "Bugünün sosyo-ekonomik temelleri Göbeklitepe’de atıldı”

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD)-Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü ve Bursa Felsefe Kulübü paydaşlığında, bu yıl pandemi nedeniyle online gerçekleştirilen Açık Kapı Toplantıları Felsefe Söyleşileri’nin mart ayı konuğu, İstanbul Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özdoğan oldu. Prof. Dr. Özdoğan, “Neden Göbeklitepe?” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Göbeklitepe’nin insan uygarlık tarihinde bir kırılma noktası olduğunu ifade eden Prof. Dr. Mehmet Özdoğan, şöyle konuştu:

“Göbeklitepe’deki kırılma, günümüze kadar gelen sosyo-ekonomik yapının temelleri olarak adlandırılabilir. Artı ürünün, artı değerin, kent, devlet, imparatorluk, miras hukukunun oluştuğu dönemlerdir bu dönemler. Ancak Göbeklitepe ile başlamıyor bunlar ama tetiği Göbeklitepe dönemi çekiyor.”

GÖBEKLİTEPE BİR YERLEŞİM YERİ...

Göbeklitepe’de kült alanların öne çıkarıldığını da hatırlatan Prof. Dr. Özdoğan, “Ancak burası bir yerleşim yeridir. Göbeklitepe’yi tek bir yer olarak değil, bölgenin kültür dönemi olarak almak gerek. Türkiye’de 20, Suriye ve Irak’ta 11 bölge var. Göbeklitepe’yi ilk inanç yeri olarak da görmek doğru değildir. 38 bin yıl önce de vardı, 20 bin yıl önce de kutsal mekanlara tanık oluyoruz” dedi.

Milattan önce 10 binli yıllarda başlayan Göbeklitepe kültürünün zamanla, tarım ve evcil hayvan gibi besin üretimini, ardından göçleri, kalabalık kentleri, bürokrasiyi, kent devletini, devlet ve imparatorluklara giden süreci başlattığını kaydeden Prof. Dr. Özdoğan, “Göbeklitepe’nin ilk başlarında avcı toplayıcılık var ancak sonra yeni bir yaşam başlıyor” dedi. “Göbeklitepe kültür bölgesinde geleneksel olmayan hızlı bir değişim arayan bir kültür var. Bu bize küreselleşen modelin neden olduğunu gösteriyor” ifadesini kullanan Prof. Dr. Özdoğan, şöyle devam etti:

“Göbeklitepe’nin getirdiği en önemli şeylerden biri mimarinin, yaşam alanın doğuşudur. Konaklamadan, köye geçiş başlamıştır. Barınağın yerine “ev” kavramı almıştır. Göbeklitepe ile alan mülkiyeti, yani aynı yerde oturma kavramı da geliyor. Bu da miras hukukunu gündeme getiriyor. Bu yola girdikten sonra halk-seçkinler ilişkisi de ortaya çıkıyor. Katmanlı toplum görülmeye başlıyor. Kutsalın mekana yansımasını da Göbeklitepe’de görüyoruz.

Göbeklitepe’de kutsal binalarda erkek kültürü öne çıkarılıyor. Göbeklitepe’deki halk yerleşiminde ise dişi figürleri görülebiliyor. Mezar anlayışında da farklılıklar vardır. Bazı mezarlarda yoksulluğu görebilirsiniz. Herkese aynı muamele yapılmadğı sosyal farklılıkların olduğu görülmektedir. Elitlerin pozitif rekabetini de görüyoruz. Bu durum da sanatı geliştirmiştir. 

M.Ö. 7400’den sonra halk göçü yaşanıyor. Bu göçle Göbeklitepe kültürü de yayılmaya başlamıştır.. Halkın göçü olduğunu, dişi figürünün göçünden de anlıyoruz. Halkın sembolü batıya gitmiştir. Köylerin kalabalık kentlere dönüşmesi, işçi göçünü de getirmiştir. Artı değer ve kalabalık, kuralları koyan bürokrat sınıfını getirmiştir. Ulaşım devrimi yaşanıyor. Ardından paylaşım savaşları ve profesyonel ordu anlayışı başlıyor. Ticaret ve devlet oluşumları başlıyor. Bunların hepsi Göbeklitepe kültüründen çıkıyor.”

Toplantı, Prof. Dr. Özdoğan’ın, katılımcıların sorularını yanıtlamasıyla sona erdi.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
22°
kapalı
Günün Anketi Tümü
Hangi Ülkenin Aracını Kullanıyorsunuz?
banner19